Resul-i Kibriyası'nın nurunu kendi nurundan yaratan ve bütün âlemleri onun yüzü suyu hürmetine vücuda getiren, bir damla suya peri gibi güzellik bahşeden, denizlerde inciyi, kuru dallar üzerinde kırmızı gülleri yaratan, her canlının rızkını veren ve herkesin hamur teknesine kerem selini akıtan Allah'ın şanı ne yücedir. O'na, yağmur damlalarının, denizlerdeki katrelerin, çöllerdeki kumların, ağaçların, ağaçlardaki yaprakların sayısınca hamd eder, her işimde O'ndan yardım dilerim.
Her zaman yüzümü O'na tutar, ona teslim olur, onun mağfiretini dilerim. O lütuf ve ihsan buyurmasa, dil ne söyler, kalem ne yazabilir ki? Her işimde O'na güvenip dayanırım.
Vücudu şerifi Âlemlere Rahmet olan iki cihan güneşi ve Hatem-ül Enbiya efendimize salât ve selam ederim.
O ki, bütün Âlemler O'nun yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır. O'nun temiz varlığı "Levlak" ile tavsif edilmiştir. Mahşer Meclisi'nin seyyidi, herkesin sultanı, bütün âlemin canı ve nuru O'dur. Güneş de O'nun pak nurundan yaratılmıştır. Arş-ı a'la da. Cennet de O nurun şerefini taşır, Cibril de.
O ki, bilgi mektebinin muallimi, ilim ve irfan bahçelerinin Servidir. Ayağının bastığı yer, iki âlemin saadet gülistanıdır. Beşerin babası olan Cenabı-ı Âdem O'nun gülistanında boy vermiş, O'nun adını anarak Rabbine yüz tutmuştur.
Şan ve şerefte onunla boy ölçüşecek kimse yaratılmadığı gibi, güzellik ve güzel huyda da ona denk kimse yoktur. O'nun kıymet biçilmez güzelliği öyle bir derecededir ki, Hazret-i Yusuf ancak O'nun dalında bir goncadır. Hazret-i Yusuf'u görünce şaşkınlık ve hayretlerinden ellerini kesen Mısır kadınları, eğer onun mübarek cemalini görselerdi, elleri yerine yüreklerini keserler, gönüllerini pare pare ederlerdi. Kim de kudret vardır ki, O'nu meth için söz söyleyebilsin? O'nun şanında ne söylense, o yine hepsinden yücedir. O'nun şan ve şerefini, izzet ve makamını akıl tasavvur edemediği gibi, onun vasfının eteğine de el erişmez.
Bir bak, bir gör ki, gökyüzü Burak adıyla ayağına kadar geldi, Cebrail Aleyhisselam kadrinin huzurunda yer öptü. O'nun yüzü suyu hürmetine insanlığın baharı bulutlanıp ilahi bahçe fışkırdı. Bir parmak işaretiyle Ay'ı ikiye böldü, Mübarek parmaklarından sular çağlatıp ümmetini suya kandırdı.
Allah u Teâlâ, peygamberliği, mucizeyi onunla bitirmiştir. İyi huylarla cömertlik ve erliği, adalet ve mertliği onunla tamamlamıştır. Kur'an-ı Kerim de onun mucize saltanatıdır.
O'nun makamının erişilmezliğini anlamak için "LEVLAK" hitabına bakmak kâfidir...
Haberler
Tevazu Kibrin Zıddıdır
Tevazu Kibrin Zıddıdır
Rahmanın kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler.” (Furkan; 63) Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ne mutlu o kimseye ki, zillet derecesine vardırmadan tevazu gösterir. Helal yollardan kazandığı malını hayırda sarfeder. Düşkün ve miskinlere merhamet eder. İlim ve hikmet sahipleriyle oturup kalkar.” (Taberani, Bezzar)
Tevazu, kibrin zıddı ve karşıtı olan bir huydur. Bu sebeple kibir ne kadar kötü ise tevazu da o kadar iyidir. Kibir firavunların huyu, tevazu ise peygamberlerin ve salihlerin ahlakıdır.
Ezana İcabet Etmenin Fazileti
Hanefi mezhebine göre, ezanı işiten kimsenin, ezana icabet etmesi vacibtir. Şafii mezhebi ve Hanefi mezhebinde diğer bir kavle göre sünnettir. İmam-ı Suyuti de: “Kim ezan okunurda ona icabet etmezse onun akıbetinden korkulur.” demiştir. Onun için ezana icabet etmede büyük titizlik gösterilmelidir. Ezana icabet; ezan sözlerini tekrar etmek ile olur. Ancak: "Hayye ale's-Salâh" ve "Hayye ale'l-Felâh" sözlerini duyunca şöyle denilir: "La havle
Hz. Peygamberle İftihar Ediyoruz (sav)
Her sene Rebiul Evvel ayının 12. günü, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem’in doğum günü olması münasebetiyle, İslam âleminin her yerinde, Müslümanlar bu geceyi kutlarlar. Dini bir gereklilik olmaksızın; oruç tutarak, namaz kılarak, salâtu selâm getirerek, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemi öven şiirler okuyarak ve O’nun siretini (hayatını) anlatarak, Hz. Resulullah’la sevinmek, İslam âleminde asırlardır süregelen bir gelenek halini almıştır. Bu sene de Milâdî takvime göre, içinde bulunduğumuz 2010’senesinin 25 Şubat Perşembe gecesi, Mevlid Kandili’dir.
Helah Kazanç Peşinde Koşmak Vaciptir
Her insan değişik iş sahibi olduğu için herkes helal rızık kazanmak için kendi işine göre, işe gitme hazırlığı yapar. Allahu Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Gündüzü de bir geçim zamanı yaptık.” (Nebe; 11) Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Helal kazanç peşinde koşmak her müslüman üzerine vaciptir.” (Taberani)
İnsan sabah abdestini alıp elbiselerini giyindikten sonra, sabah namazını eda etmek için camiye gitmelidir. Camiye girerken salavat getirilip şu duanın okunması müstehaptır: Camiye girerken okunacak d
İnsan sabah abdestini alıp elbiselerini giyindikten sonra, sabah namazını eda etmek için camiye gitmelidir. Camiye girerken salavat getirilip şu duanın okunması müstehaptır: Camiye girerken okunacak dua: "Eûzü billah’l-azîmi ve bivechihilkerîmi ve sultanihi’l-kadîmi mineşşeytanirracîm. Elhamdülillahi Allahümme salli ve sellim alâ muhammedin ve alâ âli muhammedin. Allahümmeğfirli zünûbi veftah lî ebvâbe rahmetike."